Köylerde üretim neden bitti

Yazıma başlamadan önce belirtmek istediğim önemli bir konu var. “Köylerde üretim neden bitti” yazısını bir üretici ve aşağıdakileri yaşamış biri olarak yazıyorum.

  • Zamanında köyden uzaklaşmak zorunda kalan ve yıllarca istemediği işleri yapan
  • Bütün arkadaşlarının, doğdukları köylerden uzaklaşmış ve gözlerinin önünde hepsinin eridiğini gören
  • Tarımın nasıl bittiğini maddi ve manevi yaşayarak gören biri olarak yazıyorum.

Ama umutsuzluğa kapılmıyorum ve;

  • Nefes alabildiğim, üretebildiğim ve en önemlisi mutlu olduğum köyüme 27 yaşında geri dönmüş bir üretici olarak
  • Tarımın en büyük sorunlarını bilen, düzeltmeye çalışan ve düzeleceğine inanan biri olarak yazıyorum.
Köylerde genç çiftçi kalmadı / neden?

Yetişkin birey oluncaya kadar ailemin köylü olmasından utandım. Veli toplantılarına annemin gelmesini istemedim. Çünkü, annem şalvar giyiyor, eşarp takıyordu. Şimdi bana diyeceksiniz ki “insan ailesinden neden utanır”. Haklısınız. Şimdi kendime soruyorum “neden utandım, bunlar benim ailem diyemedim”. Bu sorunun cevabını ben kendimce buldum ama burada cevaplamayacağım.

Gençlerimiz, abilerimiz bir kız ile evlenmek istediklerinde, ilk şartın ne olduğunu biliyor musunuz. “Kızı veririz ama köyde yaşamayacaklar”. Bu cevabı aynı köyde yaşayan, hatta komşu olan ailelerin bile verdiğini biliyormuydunuz.

Ailem sürekli bana okumam gerektiğini söyledi. Çünkü bir iş sahibi olmalı ve köyden hemen gitmeliydim. Köyden birisi şehirde iş bulunca önemli görülürdü. Hepimiz onun gibi olmalıydık. Şehirde iş bulmalı veya okumalıydık. Belki “öğretmen, devlet memuru..” olurduk.

Şimdi; bütün gençler şehirde. Köyde kimse kalmadı. Öğretmen, devlet memuru, işçi olduk. Ama mutlu olamadık – olamayacağız.

Çünkü; kış ayının ellerimizi dondurduğun da zeytin topladık, yazın en sıcak olduğu dönemde üzüm bağ bozumu yaptık. İncir ağaçlarının üstünde çok düştük. Karınca, böcek, akrep, yılan bizim için korkunç varlıklar değildi. Çünkü biz onları sürekli görüyorduk.

“En kaliteli zeytin nasıl budanır” biliriz. Günün hangi vaktinde, güneşin durumuna bakarak 5 yıl sonra en kaliteli zeytin dalının hangisi olduğunu biliriz. 8 yaşında üzüm budamayı kendi başımıza yapıyor, 25 kg üzüm sepetlerini kilometrelerce taşıyorduk. Anlayacağınız çiftçilik konusunda uzman olan gençlerimiz şimdi ne yapıyor. Bilmedikleri, sevmedikleri işlerde vasıfsız olarak çalışıyor.

Köylerde yaşayan kişilerin yaş ortalaması 55-60 arasında. Çoğunluğu emekli, yeniliklere açık olmayan, hedefleri kalmamış kişilerden oluşmaktadır. Bizim en büyük amacımız gençlerimizi köylerine geri döndürmek olmalıdır.

Maddi yaşanmışlık ve gerçekler

Tarım birçok faktörden etkilenen bir sektördür. Bazen, 10 gün yağmur yağmaması bütün mahsülü bitirken, bazen 1 defa yağmur yağması herşeyi mahveder. Başımdan geçen bir olayı anlatmak isterim.

1999 yılıydı ve harika kuru üzüm yapmıştık. Yaklaşık 5.000kg civarında kuru üzüm sermiştik. Akrabalar hep beraber toplanıp 5-6 gün boyunca bağ bozumu yapmıştık. Bu sene çok para kazanacaktık ve sürekli arıza yapan traktörümüzü değiştirecektik. İnanılmaz mutluyduk. Akşam eve geldiğimizde ailece oturup hayal kurardık. Ama üzümün güneşte kuruması için 10 gün yağmur yağmaması gerekiyordu. Beşinci gün sabaha karşı 5 gibi inanılmaz bir gök gürültüsü ile uyandık. Annem, babam, kardeşim ve ben 3 km ileride bulunan tarlamıza gittik. Tarlaya vardığımızda sağanak yağmur başlamıştı. Yağmurun altında inanılmaz bir çaba veriyorduk. Üzümlerimizi kurtarmaya çalıştık. Sonunda bir senelik emeğimiz gitti. Hayallerimiz bitti. Annem bize ne dedi biliyor musunuz. “Oğlum okuyun ve köyden gidin. Bizim çektiğimiz bu sıkıntıları siz çekmeyin”

Yaklaşık 4 ay boyunca soğukta zeytin topluyorduk. Zeytinyağını öylesine ucuz rakamlara satıyorduk ki çoğu zaman maliyetini bile kurtarmıyordu. 4 aylık emeği hiç saymıyorum. Zeytinyağı üst üste 7 sene 1 lira artmadı. Hep aynı fiyata ve zararına sattık. Yıllarca zeytin, incir, üzümü ağacın üstünde kalmasın diye topladık. Bütün yıl gübre, mazot gibi giderleri karşılamıyordu bile. Cebinize hiç para girmeden 10 yıl çalıştınız mı. Biz çalıştık. Zeytinyağını bedava fiyatına alırken kimse “köylüler nasıl geçiniyor” demedi. “Bu fiyata incir mi olur” diye soran olmadı.

Şimdi sizlere soruyorum. Gençleri geri döndürmek kolay mı. “Mazot desteği vereceğiz, hibe vereceğiz” köylere dönün ve üretim yapın demekle gençler köylere geri döner mi. Ama tarımı tekrar ayağa kaldırmak istiyorsak gençleri köylere döndürecek çareler aramalıyız.

Bulunduğunuz siteyi genç bir çiftçi olarak köyüme döndükten sonra kurdum. Yerli tohum ile üretim yaparak köyümüzde ürettiğimiz bütün ürünleri internet sitemiz aracılığı ile satmak istiyoruz. En büyük amacım; köylü genç arkadaşlarımız ile tarımı geliştirmek. En kaliteli – en ucuz fiyata sunabilmek.

Karaot Köyü’nde ürettiğimiz ürünlerden sipariş vermek ve daha detaylı bilgi almak için iletişim bölümünden bize ulaşabilirsiniz.

Köylerde üretim neden bitti yazımı beğendiyseniz ve devamının gelmesini istiyorsanız lütfen geri dönüş yapınız. Instagram adresimizden bizi takip edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

150TL Üzeri Alışverişde Kargo BedavaAlışverişe Başla
WhatsApp chat